Yakınlarını kaybeden vatandaş Odatv’ye konuştu… Yıkılan hastanenin kirişinden bakın ne çıktı

6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli depremlerde İskenderun Devlet Hastanesi’nin yıkılması üzerine 70 vatandaş hayatını kaybetti. Yıkılan hastanenin A Blok binası hakkında yapılan incelemede kolon ve kirişlerde dere ve çay malzemesi kullanıldığı, kolonların zayıf olduğu öğrenildi. Ayrıca açılan çukurun ikinci metresinde ise yer altı suyu olduğu tespit edildi.

ONLARI İHMAL ALDI, BU BİR KATLİAM
Depremde babasını ve ağabeyini kaybeden Yusuf Şanlı: “İnşaat Mühendisleri Odası Hatay İskenderun Temsilci Yardımcısı Levent Çeliktürk, ‘İskenderun Devlet Hastanesi için 10 yıl önceki yıkılır raporunu ben verdim. Yıkılması gerektiğine dair raporunu verdim. Bina performans analizini ben yaptım. Yüzde yüz yıkılabilir raporuydu’ diye açıklama yapmıştı. Biz bu raporu da dosyaya dahil edip Hatay Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunduk. Raporu veren Çeliktürk’ün adını da verdik ve o da dava sürecinde ifade verecektir. Ben bu depremde 76 yaşındaki babam Raif Şanlı ve onun yanında bulunan 46 yaşındaki ağabeyim Özcan Şanlı’yı kaybettim ve depremde onların cansız bedenlerinin çıkarıldığına şahit oldum.” açıklamasında bulundu ve ekledi “Onları ihmal aldı, bu bir katliam” dedi. “Tüm sorumluluk müteahhitlere yıkılamaz” diyerek sözlerine devam eden Şanlı “Son 10 yılda şehir hastanelerine milyonlarca lira harcayanlar 2012’de hazırlanan ‘dayanıksız’ raporunu görmezden geldi.” dedi.

Babasının geçirdiği bir kazadan dolayı, fiziksel engeli olduğunu ve kontrol amaçlı olarak birlikte yaşadığı ağabeyi ile hastaneye gittiğini, özel bir hastanede tomografi çektirdiklerini ve sadece doktorun görebilmesi için Cumartesi günü gittikleri hastanede yatış verildiğini ve Pazartesi sabahı doktorun babasını göreceğini anlattı.
İstanbul’da yaşayan Şanlı, hastanenin yıkılma haberini alır almaz otobüsle yola çıkıp İskenderun’a gittiğini ve 28 saat sonra enkaza ulaştığını anlattı. Şanlı “Ben 28. saatte gittiğimde orada gönüllüler vardı, kurumsal bir çalışma yoktu. O şok haliyle videolar da çektim. 30’uncu saatte AKUT geldi ve çalışmalar hızlandı. 6 Şubat günü saat 12.00 gibi babamın, sonra da abimin yan yana cansız bedenlerine ulaşıldı. Babam ve abim o gün hastanede bulunmasaydı şimdi aramızda olacaklardı. Babamın da abimin de evinde tek bir çatlak dahi yok. Hastanenin enkazında hala insanlar var. Bu müteahhittin meselesi değil tüm sorumlulardan hesap sorulmalı.” diyerek hakkını arayacağını belirtti.

DEPREM DAYANIKLILIK TESTİ RESMİ WEB SİTESİNDE HALA DURUYOR
Depremde yıkılan ve son verilere göre göre 70’ten fazla kişinin can verdiği binada 12 yıldır nasıl olurda sağlamlaştırma çalışması yapılmamıştı? Oysa 2020 yılı Ekim ayında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Covid-19 önlemlerini görüşmek üzere Adana’da bir toplantı yaptı ve “İskenderun 600 yataklı ilçe hastanemizin arsa sorunu çözüldü. 12 Kasım’da proje ihalesini yapıyoruz” demişti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ise 25 Haziran 2021’de gittiği Hatay’da birçok projeyi anlatırken arada “Ayrıca 660 yataklı İskenderun Devlet Hastanesinin proje çalışmaları sürüyor” yorumunda bulunmuştu.
Özetle devlet yetkilileri konuyu takip ediyor ama önlem amaçlı bir çalışma bir türlü gerçekleşemiyordu.
Hastanenin web sitesinde hala duran raporda 600 yataklı hastane için 2012 yılında yeni hastane binasının en acil şekilde ihtiyaç olarak gösterildi ve “Deprem Dayanıklılık Testi” raporu olumsuz olarak verildi.
Ayrıca acil servis, yataklı servisler, poliklinikler, yoğun bakımlar, özellikli birimler açısından her iki bina da ihtiyaca cevap vermediği tespit edildi. İki ayrı yerleşkede de personel optimizasyonu sağlanamamaktadır, açıklaması yapıldı. Hastanenin bilirkişi raporu hala resmi internet sitesinde duruyor.

Resmi web sitesinde yer alan açıklama

Birazda hastanenin geçmişine bakalım.

HASTANENİN SİCİLİ

1927 yılında açılan hastane

141.986m²’lik bir arsa üzerine Fransızlar tarafından inşa edilen ve 1927 yılında Cerrahhane ve Göğüs Hastalıkları Merkezi olarak açılan hastane, 2011 yılında Numune Mahallesinde yeni hastane binasına taşındı. Bu taşınma ile tarihi binanın hastane işlevi sona erdi. İki binadan oluşan yapının A bloğu 1968 yılında SSK hastanesi olarak açıldı ve 1992 yılında da kapasitesi artırıldı. Bina 2005 yılında İskenderun Körfez Devlet Hastanesi olarak hizmet vermeye başladı ve 2006 yılında her iki hastane İskenderun Devlet Hastanesi adı altında birleştirildi. İskenderun merkezde 1968 yılında açılan hastane önce SSK hastanesi olarak hizmet verdi. 1992 yılında kapasitesi arttırıldı ve 2005’te ise adı İskenderun Körfez Devlet Hastanesi diye değiştirildi.

Yıkılan A Blok uzaktan çekilen görüntüsü

Depremde yıkılan A bloğun depreme dayanıksız olduğu ve yıkılabileceği yönünde bir bilirkişi raporunun 2012’de düzenlendiği ortaya çıktı. Bu rapor hastanenin resmi internet sitesinde verilmişti ve A blok için ‘deprem dayanıklılık testi raporu olumsuz gelmiştir’ bilgisini içeriyordu.

Pınar Saraçoğlu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir